top of page
ANALİZ


Weapons: Konusunu Iskalayan Silahlar
2022’deki Barbar (Barbarian) ile adını duyuran yönetmen Zach Cregger bu yıl yeni bir yapımla karşımıza bir daha çıktı. Silahlar (Weapons) IMDb’den 7,5/10, Rotten Tomatoes’dan %93, Letterboxd ve Beyazperde’den 3.7/5 alarak övgüyle bahsedilen bir film oldu. Sinemadan çıktıktan sonra bu yorumları okuyunca ‘’Acaba aynı filmi mi izledim’’ diye düşünmekten kendimi alamadım. Derginin dosya konusu ‘’Neden İyi/Neden Kötü’’yü görünce arkadaşlarımla tartışmayı bırakıp yazmaya koyuldum.
Nehir Sanlav
10 Ara 20254 dakikada okunur


Mickey 17: Varoluş Çıkmazında Bir Sistem Eleştirisi
2020 yılında Parasite'in, En İyi Film dalında Akademi Ödülü alıp büyük bir heyecan yaratmasının ardından gelen uzun bir bekleyiş sonrası Bong Joon Ho, yeni filmiyle tekrardan karşımıza çıktı. Mickey 17 ’in çekimleri, 2022 yılının sonunda tamamlanmış olsa da, Hollywood grevi gibi çeşitli sebeplerden dolayı yayınlanması 2025 Mart ayını buldu. Bong Joon Ho’nun yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı film, Edward Ashton’ın “Mickey 7” isimli kitabından uyarlanma olsa da günün s
Melike Deveci
26 Kas 20254 dakikada okunur


Kültürlerarası Diyalogun Yolculuğu: Ang Lee Sineması
Göçmen yönetmenlerin filmleri birer sanat eseri olmalarının dışında yönetmenlerin kimlik arayışlarının, kültürel çatışmaların ve aidiyet mücadelelerinin birer aynasıdır. Ang Lee, sinemanın evrensel dilini bastırılmış gizli duygularla kavrayan ve kendi göç hikayesiyle yoğuran yönetmenlerden birisidir. Ang Lee’nin hikayesi Tayvan’da başlayıp eğitim amaçlı göç ettiği Amerika’da devam eder. Filmlerinde çok kültürlü ve türler arası geçişlerle zenginleşen bir anlatım hakimdir; ki
Şevval Özbek
26 Eki 20254 dakikada okunur


Von Trier Sinemasında Kuş Bakışıyla Amerika Tasviri: Dogville ve Dancer in the Dark
Danimarkalı ünlü yönetmen Lars von Trier, filmlerinde başarılı bir şekilde Amerika’yı tasvir eder. Özellikle Dogville ve Dancer in the Dark Trier’in Amerika’yı ve Amerika’da göçmen olmayı en iyi resmettiği ve Amerika alegorisini en açık şekilde görebildiğimiz filmleridir. Trier Amerika’yı ustalıkla betimlemesine karşın daha önce hiç Amerika’ya ayak basmamıştır. Bunun sebebi kendisinin uçak fobisidir fakat uçak fobisi filmlerinin bu kadar etkileyici olmasına vesile olmuştur.
Ecem Erfidan
21 Eki 20255 dakikada okunur
bottom of page