top of page

Kayıpların İçinde Filizlenen Sevgi: Ma Vie De Courgette

  • Yazarın fotoğrafı: Şevval Özbek
    Şevval Özbek
  • 4 dakika önce
  • 3 dakikada okunur

Animasyon sevenlerin yakından bildiği Ma Vie De Courgette, Claude Barras tarafından yönetilmiş ve Portrait of a Lady on Fire ile tanınan Celine Sciamma tarafından kaleme alınmıştır. 2016’da Fransa - İsviçre ortak yapımı olarak vizyona giren film, çok farklı yaş gruplarında severek karşılanmıştır. Fransız gazeteci Gilles Paris’nin “Bir Kabakçığın Otobiyografisi” isimli romanından uyarlanan bu yapım, başarılı bir sinema uyarlamasıdır.. Stop-motion estetiği, duygu yüklü minimal anlatımla birleşince daha da dikkat çekici hale gelir. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri ve film boyunca kullanılan renk paleti, filmin duygusal tonunu incelikle tamamlar. İzleyiciye hem sıcak hem de hüzünlü bir atmosfer sunarak animasyon sanatının yetişkin seyirciye de ne kadar derinlik sunabileceğini bir kez daha hatırlatır.



Çizimden Kuklaya Uzanan Bir Yaratım Hikâyesi


Ekranda sadece 66 dakikalık bir hikaye izlemekle kalmıyoruz aynı zamanda bu kadar kısa sürede oluşturulmuş bu filmin arkasındaki devasa emeği görüyoruz. Filmin hazırlık süreci bir yılı aşkın sürmüştür. Yönetmen Claude Barras, uyarladığı romanın sahnelerini çizerek bu yolculuğa başlamıştır ancak bu süreçte yalnızca taslaklara değil, aynı zamanda duygusal tonlara da odaklanmaya dikkat eder. Ardından 54 farklı kuklanın üretim aşaması gelir ve her bir kuklanın yüz ifadeleri, vücut dokusu ve hareket kabiliyeti titizlikle hazırlanır. Bu kuklalar film ekibi için sadece birer obje olmakla kalmayıp aynı zamanda hikaye anlatımını omuzlayan gerçek oyunculara dönüşür. Stüdyonun hazırlanması bir yıla yakın sürdükten sonra çekimler ise kuklaların tamamlanmasının ardından yaklaşık sekiz ay boyunca adım adım ilerler. Tüm bu emek, sonunda izleyicide bıraktığı etkiyle ölçülen benzersiz bir dünya yaratır.


Yetimhanenin Kapanan Kapıların Ardında Kapanmayan Yaralar

Koruyucu aile evine gönderilen Courgette lakaplı yetim bir çocuğu ve orada bulunan diğer dağılmış ailelerden geriye kalan veya istismara uğrayan çocukların iletişimini anlatır. Filmde mekân tasarımında alışılageldik temsillerden farklı bir yetimhane kullanımı görülür. Yetimhane hem kapalı hem de güvenli hissettiren atmosferiyle çocukların iç dünyalarındaki kırılganlığı mekânın dokusuna yansıtır. Ayrıca, hikayeyi çocukların ağzından dinlediğimiz için de minimal diyaloglarla derin duygular aktarılır. Kimi zaman söylenmeyenler, bakışlar ve küçük jestler kelimelerden daha güçlü olur. Tüm bunlar çocuk bakışıyla anlatılan bir evrende birleşir: masumiyetin korunduğu, fakat gerçeklerin asla saklanmadığı bir dil, filmin duygusal ağırlığını ve samimiyetini belirleyen en önemli unsurlardan biri hâline gelir.


   Ma Vie De Courgette, annesi tarafından Courgette ismi ile hitap edilen 9 yaşındaki bir çocuğun hikayesini anlatmaktadır. Courgette babası ile görüşmemektedir ve annesinin de ani ölümü ile kendisini yetimhanede bulur. Bu süreçte Raymond isminde bir polis onunla ilgilenmektedir. Film genel olarak Courgette ve yetimhanedeki diğer çocukların geçmişleri ve bugünlerine odaklanmaktadır. Courgette başlangıçta kendisini buraya ait hissedemese ve oradaki bazı çocuklarla çatışsa da zamanla diğer çocukların da hikayelerini öğrenerek bağ kurar. Naif ama bir o kadar da duygu yüklü anlatımı ile her yaştan izleyiciye hitap eden film, aktardığı hisleri son derece başarılı bir şekilde iletir. 



Sevginin Şartlı Kapıları ve İçeri Giremeyen Çocuklar


Filmin ismi sebebiyle odak Courgette’de olsa da diğer çocukların da hikayelerine geniş yer verilir. Ailesi tarafından ihmal edilen ve annesi babasını öldürmeye çalıştığı için dağılan bir aileden gelen Camille; bağımlı ebeveynleri nedeniyle öfkeli ve sert görünümlü Simon; aile içi gerginlik ve toksik bir ortamda büyümüş Ahmed; terk edilme korkusu yüzünden yemekler ile sağlıksız bir ilişki geliştiren Jujube; geçmişte yaşadığı zorbalık ve istismar sonucu saçlarının arkasına saklanan Alice ve şiddet dolu bir ev ortamında büyüyen Beatrice'in hikayesini görürüz. Yetimhanede bulunan çocukların geçmiş deneyimleri onlara sağlıklı bir aile ve ev ortamı sunmadığı için güvenli bir ev ortamını hayal bile edemez hale getirmiştir. Bunu, yetimhanedeki öğretmenlerinin bir bebeği olduğunu öğrenince sordukları sorular üzerinden, yaşadıkları koşullu sevilme deneyimini çok net biçimde anlarız.


  • O bundan sonra burada mı yaşayacak?

  • hayır

  • Sen onu terk edene kadar.

  • Ben böyle bir şey yapamayacağım.

  • Peki o çok çirkin olsa bile mi?

  • Çok kötü koksa bile mi?

  • Sürekli ağlasa bile mi?

  • Yatağını ıslatırsa bile mi?

  • Okulda başarısız olsa bile mi?

  • Çok aptal olsa bile mi?

  • Deli gibi yemek yese bile mi?

  • İğrenç kokan ayakları olup adını unutsa bile mi?

  • Sürekli bağırıp tahammül edilemez biri olsa bile mi?

  • Kötü kokular çıkarsa bile mi?

  • Duvarları karalarsa bile mi?

  • Polis olmak istese bile mi?

  • Zürafa kadar uzun olsa bile mi?

  • Yani, punkçı olsa bile mi?


   Bu sorular, çocukların sevginin sadece belirli koşullar sağlandığında verilebileceğine dair sarsıcı inançlarını ortaya koyar. Onların zihninde sevgi; sessiz, uslu, başarılı, güzel ya da “sorun çıkarmayan” çocuklara ait bir ödüldür. Bu nedenle sahne, filmin duygusal tonunu güçlendiren etkileyici bir kapanış niteliği taşır.



Kopmuş Kökler, Uzaklara Savrulan Umut


Filmin sonunda duyulan Sophie Hunger’ın “Le Vent Nous Portera” yorumu, filme güçlü bir kapanış kazandırıyor. Melodisi ve sözleri, filmin genel yapısıyla örtüşür ve çocukların travmalarını, korkularını ve belirsizliklerini geride bırakıp ileride onları bekleyen yeşil bir yol var umudunu hissettirir. Şarkı, filmde yetimhanede büyüyen geçmişi karanlık, hassas olan ve yaralı kalplerle dolu çocukların ruhlarında bulunan izleri taşırken aynı zamanda da ait hissetme, koşulsuz sevilme ve kendi evlerini bulma umudunu şiirsel bir dille özetler. Geçmişten kurtulma ve birlikte bir aile olma ve geleceğe dair umut mesajları verir.

Tout disparaîtra mais - Her şey yok olacak ama

Le vent nous portera - rüzgar bizi taşıyacak.



Yorumlar


  • Grey Twitter Icon
  • Grey Instagram Icon

© 2020 by BÜ(S)K

Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü

bottom of page