top of page
  • Yazarın fotoğrafıGörüntü Dergi

SİNEBU'DA BU AY NELER VAR? / KASIM 2022

Feyzullah Ünnü derledi.


Uzun süren ayrılığın ardından kasım ayıyla beraber SineBu kapılarını tekrardan hem biz öğrencilere hem de diğer tüm sinemaseverlere açtı. Birbirinden güzel filmleri yüksek kalitede ve uygun imkanlarla izleme fırsatı bulduğumuz SineBu’nun bu ayki programı da biz sinemaseverleri oldukça heyecanlandırdı. Her ayın başında yapmayı planladığımız bu yazı serisinde açıklanan her programın ardından SineBu’da izleyebileceğiniz filmlere kısa bir bakış yapacağız. Çok bekletmeden bu ayın filmlerine geçiş yapalım.



Bebek Servisi (Broker) - Hirokazu Koreeda

Filmografisinde aile kavramını derinlemesine inceleyen Japon yönetmen Hirokazu Koreeda, oldukça ses getiren ve Altın Palmiye kazandıran filmi Shoplifters’ın ardından Bebek Servisi filmiyle yine başka bir aile hikayesi anlatıyor. Bu filminde terk edilen ve karaborsada satılan bebekleri mercek altına alan yönetmen, bebek tüccarları ile bebeğini terk eden ancak evlatlık verileceği aileyi görmek de isteyen bir annenin yolculuğuna konuk ediyor bizleri. Yönetmenin kendine has mizahını ve gri ilişkilerini içeren filmin başrol oyuncularından biri de Memories of Murders ve Parasite filmlerinden tanıdığımız usta Koreli oyuncu Song-Kang-ho.


Kurtarıcı (La Croisade) – Louis Garrel

Yakışıklı Jön Louis Garrel’in yönetmenlik kariyerindeki 3. uzun metrajı olan Kurtarıcı, ilk gösterimini Cannes Film Festivali’nde yaptı. Garrel’in yine başrolünü kendi üstlendiği filmde 13 yaşındaki Joseph Afrika’daki bir ekoloji projesine bağış yapmak adına anne ve babasının pek kullanmadığı bazı değerli eşyaları satar. Dünyaya kurtarmaktan başka bir niyeti olmayan oğulları Joseph’e bu hareketi yüzünden kızan Abel ve Marianne durumla yüzleşip oğullarını anlamaya çalışırlar.


Arthur Rambo – Laurent Cantet

2008 yılında Sınıf (The Class) filmiyle Altın Palmiye’yi kazanan Laurent Cantet bu yıl Arthur Rambo ile izleyici karşısına çıkıyor. Genç ve başarılı bir yazar olan Karim D. hayatını büyüdüğü banliyölerle entelektüel toplanmalar arasında geçirir. Ancak bir gün ergenken kullandığı Arthur Rambo isimli twitter hesabı ortaya çıkar ve homofobik ve ırkçı tweetleri haber olur. Bu haberin yayılmasının ardından Karim kendi adını korumak ve itibar temizliği yapmak adına mücadele verir.


Bıçağın İki Yüzü (Avec amour et acharnement) – Claire Denis

İlk filmlerinden itibaren sinemaseverlerin merakla beklediği deneyimli Fransız yönetmen Claire Denis 2018 yılında çıkardığı bilim-kurgu filmi High Life’ın ardından tekrar bizlerle buluşuyor. Bıçağın İki Yüzü filminde, Sara ve kocası Jean yıllardır birbirlerine aşık ve mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdüren iki karakterdir. Ancak bir gün Sara’nın eski sevgilisi François’yı yolda görmesiyle olaylar karmaşık bir hale girer. Juliette Binoche’un hayat verdiği Sara ve Vincent Lindon’ın canlandırdığı Jean’ın ilişkileri sarsılmaya başlarken Sara ve eski sevgilisi François’nın önceki birliktelikleri ve karakterlerin geçmişleri ile ilgili bazı gerçekleri öğrenmeye başlarız.



Aşk, Mark ve Ölüm – Cem Kaya

Daha önceki Arabesk (2010) ve Motör: Kopya Kültürü & Popüler Türk Sineması (2014) belgeselleriyle müzik ve popüler kültür üzerine etkili işler yapan Cem Kaya bu sefer karşımıza Aşk, Mark ve Ölüm filmiyle çıkıyor. Gurbetçilerin Türkiye’den giderken götürdükleri kültür ile Almanya’da yeni bir kültür yaratımlarını müziğin penceresinden bizlere aktarıyor. Kendisi de göçmen olan Cem Kaya uzun ve detaylı arşiv çalışmalarıyla birlikte Arabesk ve Türk Sanat Müziğinin Avrupa’ya taşınmasından hip-hop müziğinin doğuşuna kadar müzik ve kültür tarihimizin önemli birçok noktasını zengin diliyle aktarıyor.


Leon: Sevginin Gücü (Leon: The Professional) – Luc Besson

90’li yılların simge yönetmenlerinden Luc Besson’un akıllarda yer eden filmlerinden Leon geçmişe bir yolculuk niteliğinde. 14 yaşındaki Natalie Portman’ın ve Fransız sinemasının önemli oyuncularından Jean Reno‘nun harika performanslarını izlediğimiz filmde, hayatı paramparça olmuş Mathilda ile donuk ve yalnız Leon'un arkadaşlık kurma çabalarını izliyoruz. Mathilda’nın büyüme, Leon’un değişme hikayesini izlediğimiz film 90’yılların popüler sinema belleğimizde önemli bir yere sahip.


İyi Şanslar Leo Grande (Good Luck to You, Leo Grande) – Sophie Hyde

52 Tuesday ve Animals filmleriyle tanıdığımız Avustralyalı yönetmen Sophie Hyde, Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapan İyi Şanslar Leo Grande ile karşımızda. Başrollerini usta oyuncu Emma Thompson ile Darly McCormack’ın paylaştığı filmde, hayatı boyunca hiç orgazm olmamış Nancy’nin seks işçisi Leo Grande’yi tutarak arzu ettiği cinsel deneyimi yaşama macerasını izliyoruz. Bu kendini cinsel olarak keşfediş öyküsü karakterlerin duygusal yakınlık kurmalarını da beraberinde getiriyor ve orta yaşlı bir kadın ile genç bir erkeğin öyküsü haline geliyor.


Emily - Frances O’Connor

Oyuncu ve yönetmen Frances O’Connor’ın yeni filmi Emily, İngiliz edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Uğultulu Tepeler filminin yazarı olan Emily Brontë’nin 19. Yüzyıl İngiltere’sinde cinsiyet rolleri sebebiyle yediği baskıyı konu alıyor. Yaratıcı, özgür ruhlu ve zeki bir kadın olan Emily’nin buna hazır olmayan toplum tarafından sınırlandırılmaya ve susturulmaya karşı mücadelesini izliyoruz. Başrolünde Sex Education dizisi ile tanınan Emma Mackey’nin oynadığı film şuana kadar hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumlu dönüşler aldı.


SineBu’nun programına burada ulaşabilirsiniz: https://sinebu.boun.edu.tr/program


Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page